Hipnoz Teorisi Ve Rüya

 Hipnoz teorisi, zihnin gün içinde işleyebileceği uyaran sayısının sınırlı olduğunu; rüyaların ise, uyaranlarla dolan zihnin, ertesi güne hazırlanmak için ‘sıfırlama’ işlevi gördüğünü ileri sürer. Gün içinde 5 duyumuzdan algılanan önemli ve önemsiz uyaranlar (mesaj üniteleri) beynimizde nörokimyasal olarak uyarılmışlık hali oluşturur. Beynimiz, rüya sırasında, yine 5 duyumuzu kullanarak, bir nevi hallusinasyon oluştur ve gün içinde dolan bilgi-işlem kapasitesini boşaltmaya çalışır. Kısacası, rüyanın işlevi, belediyenin gece çalışanlarının yaptığı temizlik, çöp toplama vb. işlevine benzetilebilir. Aslında rüyalar bazan beynimizi rahatlatabilir. Yeteri kadar uyuyamamam veya bilgi-işlem kapasitesinin aşırı yüklendiği durumlarda bu işlev tam başarılamayabilir; bu durumda, kişi ertesi gün çok daha kolay ‘dolar’, dikkatsiz ve yeni uyaranlarla karşılaşmaya isteksiz ve negativist-tahammülsüz olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir